Hayatında baklava yememiş veya baklavayı sevmeyen birinden baklavanın lezzetini sorup öğrenmeyin, yanılırsınız! Baklayı baklava ustasından yemek lazım ki, lezzetini ve tadını alalım. Baklava yapmayı bilmeyen, ehil olmayan, usta olmayan sahte baklavacılardan da baklava yiyende gene ne lezzet nede tat alabilir. Ayrıca baklava ustalığı kitaptan okuyarakta öğrenilmez.
Tasavvufta, tasavufa girmemiş veya ondan anlamayan, bilmeyen, sevmeyenden ehil olmayandan sorulmaz, öğrenilmez. Tasavvuf güzel ahlak için yapılan bir nefis terbiyesidir. Kişinin kendi nefsine söz geçirme sanatıdır. Tasavvuf en çok nefse ve nefsine tabi olanlara ağır gelir çünkü tasavvufun tüm amacı nefsin saltanatını yıkıp, nefsi terbiye edip ruhun tüm bedende saltanatını hakim kılmaktır.
“Ehline denk gelmeyen herşey ziyan olur, can da inci mercan da!” [Mevlana r.a.]
Tasavvufta nasibini arayan, Allah’a istiğfar ve dua edip, Allahın habibi sevgili peygamber efendimiz aleyhisselama çokça salavat getirip nasibini, mürşidini istemelidir ki bu alandaki cahilliğinden kurtulsun ve nasibine ulaşsın..
Hak yolda giden tasavvuf ve tarikatler ile uğraşmayıda bırakmak lazım. Hiçbirimiz ne yazık ki tasavvuf ve tarikatlerin müntesipleri kadar ne Allah’ı anıp zikrediyoruz, ne onlar kadar takvalı farz ve sünnet ibadet yapmaya çalışıyoruz, ne onlar kadar nefis terbiyesi ile uğraşıyoruz, ne onlardan daha fazla namaz kılıyoruz, ne de onlar kadar nafile ibadet yapıyoruz. İllaki biriyle uğraşmak istiyorsanız gidin meyhanedekiler ve diğer sapıtmış insanlar ile uğraşın diyorum.
Vesselam
Dr. Mustafa Kocaizmirli